Salı , 15 Ağustos 2017

30.06.2017 Diyanet cuma hutbesi yayımlandı

Tüm Türkiye’de ortak olarak okunan ve Diyanet tarafından hazırlanan Cuma Hutbesi yayımlandı. Peki bu haftanın yani 30 Haziran 2017 Cuma hutbesi konusu nedir? İşte Diyanet İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Türkiye geneli bütün camilerde okunacak 30.06.2017 Cuma Hutbesi konusu ve cuma günü hakkında bilgi.

Cuma namazı; Cum’a günü öğlen namazı vakti içinde bir hutbeden sonra cemaatle ve cehren kılınan iki rekat farz-ı ayn namazdır.

Cuma günü müslümanlar için, haftanın en önemli günü sayılır. Her milletin kendine göre kutsal bir günü vardır. Mesela Yahudiler Cumartesi, Hıristiyanlar Pazar gününü kutsal kabul ederler. Bunlara karşılık Yüce Allah müslümanlar için Cuma gününü seçmiştir. Sevgili Peygamberimiz: “Üzerine güneş doğan günlerin en hayırlısı Cuma günüdür. Adem Aleyhisselam o gün yaratıldı. O gün cennete girdirildi, o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet Cumadan başka bir günde kopmayacaktır.” “Cuma gününün içinde öyle bir saat vardır ki Allah duaları kabul eder.” buyurmuştur.

En güzel cuma mesajları sayfası için tıklayın!

Cuma namazının vakti tam öğle namazının vaktidir. Cuma namazı için minarelerde ezan okunur. Camilere gidince önce aynen öğle namazının sünneti gibi, dört rekat cumanın ilk sünneti kılınır. Ondan sonra cami içinde bir ezan daha okunur. Minberde cemaata karşı bir hutbe okunur. Bu hutbeden sonra ikamet alınarak cumanın iki rekat farzı cemaatle aşikare okuyuşla kılınır. Bir farzdan sonra yine öğlenin ilk dört rekat sünneti gibi, cumanın son dört rekat sünneti kılınır. Bundan sonra da ‘Zuhrü ahir’ diye dört rekat namaz kılınır. Arkasından da ‘Vaktin sünneti’ niyeti ile aynen sabah namazının sünneti gibi iki rekat namaz daha kılınır.

İşte 30 Haziran 2017 Tarihli Türkiye Geneli Cuma Hutbesi

30 haziran cuma hutbesi
      
ALLAH’IN SIKI TUTULMASINI EMRETTİĞİ BAĞ: SILA-İ RAHİM

Hayırlı Cumalar Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, okuduğum âyet-i kerimede şöyle buyuruyor: “…Adını anarak birbirinizden talepte bulunduğunuz Allah’a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah, hepinizi görüp gözetmektedir.”1

Peygamberimiz (s.a.s) de okuduğum hadis-i şerifte şöyle buyuruyor: “…Allah’a ve âhiret gününe inanan, akraba ilişkilerini sıkı tutsun…”2

Muhterem Müslümanlar!
Sahabeden biri Peygamberimize gelerek, “Ey Allah’ın Resulü! Ben akrabamla ilişkilerimi sıcak tutmaya çalışıyorum, onlarsa beni arayıp sormuyorlar. Onlara iyilik ediyorum, onlar bana kötülük ediyorlar. Ben onlara yumuşak davranıyorum, onlar bana kaba davranıyorlar.” dedi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.s), o sahabiye, akrabalarına her şeye rağmen güzel davranmaya devam ettiği sürece Allah’ın yardımının kendisiyle olacağını bildirdi.3

Aziz Müminler!
Sıla-i rahim; ailemizle, akrabamızla, komşularımızla ilişkilerimizi sürdürmek için önemli bir vesiledir. Sıla-i rahim, akrabamızla ilgilenmektir. Onların sevinçlerini, kederlerini paylaşmaktır. Birbirimize güvenli bir liman olmaktır. Darda kaldıklarında yakınlarımızın yardımına koşmaktır. Düştükleri vakit ellerinden tutup onları kaldırmaktır. Dünyanın türlü hengâmesinde bitap düşen zihinlerimizi, gönüllerimizi birbirimizin şefkat, merhamet ve muhabbetiyle rahatlatmaktır.

Kardeşlerim!
Başta anne-babamız olmak üzere bütün yakınlarımızla ilgilenmemiz, Rahman’ın merhametine ulaşmamıza bir vesiledir. Rabbimiz, Resulü’nün diliyle bir kutsi hadiste şöyle buyurmaktadır: “Ben Rahman’ım. Akrabalığı ben var ettim. İsimlerimden birini ona verdim. Yakınlarıyla ilgilenip akrabalığın hakkını verene lütufta bulunurum. Akrabasıyla ilişkisini kesenden ben de rahmetimi keserim.”4

Aziz Kardeşlerim!
Hepimiz bu dünyada gurbetteyiz. Gurbetin hüznü, birbirimize uzattığımız yardım eliyle hafifler. Sılanın sevinci gurbetin zorluğunu azaltır. Bizler, gurbetimiz olan bu dünyada birbirimize ülfet ve muhabbetle muamele edersek Rabbimiz de kıyamet günü bizlere merhametiyle muamele eder. Bizler bu gurbette birbirimize şefkat, merhamet ve samimiyetimizi ikram edersek Rabbimiz de ebedi yurdumuz olan âhirette bizlere tükenmeyen cennet nimetlerini lütfeder.

Kardeşlerim!
Öyleyse geliniz! Rabbimizin rızasını kazanabilmenin şartlarından biri olan sıla-i rahme özen gösterelim. Anne-babamızın, eş ve evladımızın gönlünü hoş tutalım. Yakın-uzak akrabamızla, komşularımızla ilişkilerimizi ihmal etmeyelim. Her biri bizim için bir değer olan yakınlarımızı gurbetin soğukluğuna terk etmeyelim. Hayatın koşuşturması içerisinde farkında olmadan gönüllerimiz arasına duvar örmeyelim. Uzakları yakın eylemek için Ramazan’ın ve bayramın gölgesinde geçirdiğimiz şu günleri fırsat bilelim.

Unutmayalım ki; asıl sıla-i rahim, sormayanı sorabilmektir. Aramayanı arayabilmektir. Gelmeyene gidebilmektir. Zira asıl yücelik, yalnızca iyiliğini gördüklerimize değil, görmediklerimize de iyilik edebilmektir.5

Aziz Kardeşlerim!
Yüce Rabbimiz, bizleri sıla-i rahim bilincinde olanlardan, akrabalık hak ve hukukuna riayet edenlerden eylesin.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*