Cumartesi , 24 Mart 2018

Dua ile ilgili ayetler ve mealleri

Dua nedir ve dua ile ilgili ayetler arapça (Kuranda dua ile ilgili ayetler arapça) ve meali bu sayfada derledik. İşte dua ile ilgili ayetler ve mealleri.

Dua, sınırlı ve aciz olan insanoğlunun; sınırsız ve sonsuz kudret sahibi allah ile kurduğu diyalog ve köprüdür. İşte Kuranı Kerim’de geçen dua ayetleri ve anlamları.

وَقُل رَّبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Ve kul rabbigfir verham ve ente hayrur râhımîn.
Ey Rabbim, (müminleri) bağışla, esirge. Sen acıyanların en hayırlısısın. (Müminun 118)

قَالَ رَبِّ انصُرْنِي عَلَى الْقَوْمِ الْمُفْسِدِينَ
Kâle rabbinsurnî alâl kavmil mufsidîn
Rabbim, o fesatçılar güruhuna karşı bana yardım et. (Ankebut 30)

رَبِّ نَجِّنِي مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Rabbi neccinî minel kavmiz zâlimîn
Rabbim, beni o zalimler güruhundan kurtar. (Kassas 21)

رَّبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ
وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَن يَحْضُرُونِ

Rabbi eûzu bike min hemezâtiş şeyâtîn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn.
Rabbim, şeytanların vesveselerinden sana sığınırım. Rabbim, onların huzurumda bulunmalarından sana sığınırım (Müminun 97-98)

رَّبَّنَا عَلَيْكَ تَوَكَّلْنَا وَإِلَيْكَ أَنَبْنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr.
Ey Rabbimiz, ancak sana güvenip dayandık ve yalnız sana yöneldik. Son dönüş de ancak sanadır. (Mümtehine 4)

رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ
Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrul vârisîn.
Rabbim beni yalnız başına bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın. (Enbiya 89)

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَلَا تَزِدِ الظَّالِمِينَ إِلَّا تَبَارًا
Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu”minen ve lil mu”minîne vel mu”minât(mu”minâti) ve lâ tezidiz zâlimîne illâ tebârâ.
Ey Rabbim, beni, anamı, babamı, iman emiş olarak evime girenleri (kıyamete kadar gelecek) erkek müminleri ve kadın müminleri sen bağışla. Zalimlerin helakinden başka birşeyini de artırma. (Nuh 28)

رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَى وَالِدَيَّ وَأَنْ أَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضَاهُ وَأَدْخِلْنِي بِرَحْمَتِكَ فِي عِبَادِكَ الصَّالِحِينَ
Rabbi evzı”nî en eşkure ni”metekelletî en”amte aleyye ve alâ vâlideyye ve en a”mele salihan terdâhu ve edhılnî bi rahmetike fî ibâdikes sâlihîn.
Ey Rabbim, bana ve ana babama lütfettiğin nimetine şükretmem ve (geri kalan ömrüm içinde) senin razı olacağın iyi (işler) yapmam konusunda bana yardım et. Rahmetinle beni de (Cennet’e) salih kullarının arasına sok. (Neml 19)

رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء
Rabbi heblî min ledunke zurriyyeten tayyibeten, inneke semîud duâ”(duâi).
Rabbim, bana senin tarafından çok temiz bir zürriyet ihsan eyle. Muhakkak sen duayı hakkıyla işitensin. (Ali İmran 38)

رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Rabbenâ etmim lenâ nûranâ vagfir lenâ, inneke alâ kulli şey’in kadîr.
Ey Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla, bizi bağışla. Şüphesiz ki sen herşeye hakkıyla kadirsin. (Tahrim 8)

رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلَّذِينَ كَفَرُوا وَاغْفِرْ لَنَا رَبَّنَا إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Rabbenâ lâ tec”alnâ fitneten lillezîne keferû, vagfir lenâ rabbenâ, inneke entel azîzul hakîm.
Ey Rabbimiz, bizi o küfredenler için bir fitne (mevzusu) yapma. Bizi bağışla Rabbimiz. Çünkü galib-i mutlak, yegane hüküm ve hikmet sahibi sensin sen. (Mümtehine 5)

رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي
وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي
احْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي
يَفْقَهُوا قَوْلِي

Rabbişrah lî sadrî. Ve yessir lî emrî. Vahlul ukdeten min lisânî. Yefkahû kavlî.
Rabbim, benim göğsüme genişlik ver, işimi kolaylaştır, dilimden de şu düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. (Taha 25-28)

رَبِّ إِنِّي وَهَنَ الْعَظْمُ مِنِّي وَاشْتَعَلَ الرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُن بِدُعَائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
Rabbî innî ve henel azmu minnî veştealer re”su şeyben ve lem ekun bi duâike rabbî şakıyyâ.
Ey Rabbim, hakikat benim kemiğim yıprandı. Başımın saçı tutuştu. Ey Rabbim, ben sana dua etmişsem bedbaht (ve mahrum) olmadım. (Meryem 4)

رَّبِّ أَدْخِلْنِي مُدْخَلَ صِدْقٍ وَأَخْرِجْنِي مُخْرَجَ صِدْقٍ وَاجْعَل لِّي مِن لَّدُنكَ سُلْطَانًا نَّصِيرًا
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec”al lî min ledunke sultânen nasîrâ.
Rabbim, beni (girdireceğin yere) sıdk (ve selamet) girdirişi ile girdir, beni (çıkaracağın yerden) sıdk (ve selamet) çıkarışı ile çıkar. Tarafından bana hakkıyla yardım edici bir hüccet (delil, kudret) de ver. (İsra 80)

رَبِّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ أَنْ أَسْأَلَكَ مَا لَيْسَ لِي بِهِ عِلْمٌ وَإِلاَّ تَغْفِرْ لِي وَتَرْحَمْنِي أَكُن مِّنَ الْخَاسِرِينَ
Rabbi innî eûzu bike en es’eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn.
Rabbim, bilgimin olmadığı şeyi senden istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamazsan hüsrana düşmüşlerden olurum. (Hud 47)

رَبَّنَا اصْرِفْ عَنَّا عَذَابَ جَهَنَّمَ إِنَّ عَذَابَهَا كَانَ غَرَامًا
Rabbenâsrif annâ azâbe cehenneme inne azâbehâ kâne garâmâ.
Ey Rabbimiz, bizden cehennem azabını sav. Gerçekten onun azabı daima bir helaktir. (Furkan 65)

رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامً
Rabbenâ heb lenâ min ezvâcinâ ve zurriyyâtinâ kurrate a”yunin vec”alnâ lil muttakîne imâmâ.
Ey Rabbimiz, bize zevcelerimizden ve nesillerimizden gözlerimizin bebeği olacak (salih insanlar) ihsan et. Bizi takva sahiplerine rehber kıl. (Furkan 74)

رَبَّنَا وَأَدْخِلْهُمْ جَنَّاتِ عَدْنٍ الَّتِي وَعَدتَّهُم وَمَن صَلَحَ مِنْ آبَائِهِمْ وَأَزْوَاجِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ إِنَّكَ أَنتَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Rabbenâ ve edhilhum cennâti adninilletî vaadtehum ve men salaha min âbâihim ve ezvâcihim ve zurriyyâtihim inneke entel azîzul hakîm.
Ey Rabbimiz, onları da, onların atalarından, zevcelerinden salih olanları da kendilerine vaat ettiğin, Adn cennetlerine sok. Tek galip, hüküm ve hikmet sahibi olan şüphesiz ki sensin. (Mü’min 8)

رَبَّنَا اكْشِفْ عَنَّا الْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ
Rabbenâkşif annâl azâbe innâ mu”minûn.
Rabbimiz, bizden bu azabı açıp kaldır. Çünkü biz iman edeceğiz. (Duhan 12)

رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِإِخْوَانِنَا الَّذِينَ سَبَقُونَا بِالْإِيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فِي قُلُوبِنَا غِلًّا لِّلَّذِينَ آمَنُوا رَبَّنَا إِنَّكَ رَؤُوفٌ رَّحِيمٌ
Rabbenâgfir lenâ ve li ihvâninâllezîne sebekûnâ bil îmâni ve lâ tec”al fî kulûbinâ gıllen lillezîne âmenû rabbenâ inneke raûfun rahîm.
Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce imân eden kardeşlerimizi bağışla. İman etmiş olanlar için kalplerimizde bir kin bırakma. Ey rabbimiz, şüphesiz ki sen çok esirgeyicisin (Haşr 10)

رَبَّنَا إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِي وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفَى عَلَى اللّهِ مِن شَيْءٍ فَي الأَرْضِ وَلاَ فِي السَّمَاء
Rabbenâ inneke ta”lemu mâ nuhfî ve mâ nu”linu, ve mâ yahfâ alâllâhi min şey”in fîl ardı ve lâ fîs semâi.
Ey Rabbimiz, ne gizler, ne açıklarsak şüphe yok ki sen bilirsin. Zaten yerde ve gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. (İbrahim 38)

رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلاَةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاء
Rabbic”alnî mukîmes salâti ve min zurriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâi.
Ey Rabbim, beni dosdoğru namaz kılmakta sürekli eyle. Zürriyetimden de (namaz kılanlar yarat). Ey Rabbimiz, duamı kabul et. (İbrahim 40)

رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
Rabbenâgfirlî ve li vâlideyye ve lil mu”minîne yevme yekûmul hisâb.
Ey Rabbimiz, (kıyamette) hesap için ayağa kalkacağımız gün beni, ana ve babamı ve bütün iman edenleri bağışla. (İbrahim 41)

رَبَّنَا آتِنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً وَهَيِّئْ لَنَا مِنْ أَمْرِنَا رَشَدًا
Rabbenâ âtinâ min ledunke rahmeten ve heyyi’ lenâ min emrinâ raşedâ.
Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver ve işimizden bizim için bir kurtuluş you hazırla. (kehf 10)

رَبَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَأَنتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
Rabbenâ âmennâ fagfir lenâ verhamnâ ve ente hayrur râhımîn.
Ey Rabbimiz, iman ettik. Bizi bağışla, bizi esirge. Sen esirgeyenlerin en hayırlısısın. (Mü’minun 109)

رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا مَعَ الْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Rabbenâ lâ tec’alnâ meal kavmiz zâlimîn.
Rabbimiz, bizi zalimler güruhu ile beraber bulundurma. (Araf 47)

رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ
Rabbenâftah beynenâ ve beyne kavminâ bil hakkı ve ente hayrul fâtihîn.
Ey Rabbimiz, bizimle kavmimizin arasında sen hak olanı hükmet. Sen hükmedenlerin en hayırlısısın. (Araf 89)

رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَتَوَفَّنَا مُسْلِمِينَ
Rabbenâ efrıg aleynâ sabran ve teveffenâ muslimîn.
Ey Rabbimiz, üstümüze sabır yağdır, bizi müslümanlar olarak öldür. (Araf 126)

رَبَّنَا لاَ تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ الظَّالِمِينَ
Rabbenâ lâ tec”alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn.
Ey Rabbimiz, bizi o zalimler topluluğu için bir fitne (mevzusu) yapma. (Yunus 85)

رَّبَّنَا إِنِّي أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِي بِوَادٍ غَيْرِ ذِي زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُواْ الصَّلاَةَ فَاجْعَلْ أَفْئِدَةً مِّنَ النَّاسِ تَهْوِي إِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُم مِّنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ
Rabbenâ innî eskentu min zurriyyetî bi vâdin gayri zî zer”ın inde beytilkel muharrami rabbenâ li yukîmus salâte fec”al ef”ideten minen nâsi tehvî ileyhim verzukhum mines semerâti leallehum yeşkurûn.
Ey Rabbimiz, ben evlatlarımdan kimisini Senin mukaddes evinin yanında ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Sebebi şudur ki Rabbimiz, dosdoğru namaz(larını) kılsınlar. Artık sen insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir. Kendilerini bazı meyvelerle nzıklandır ki Sana şükretsinler. (İbrahim 37)

رَبَّنَا إِنَّكَ مَن تُدْخِلِ النَّارَ فَقَدْ أَخْزَيْتَهُ وَمَا لِلظَّالِمِينَ مِنْ أَنصَارٍ
Rabbenâ inneke men tudhılin nâre fe kad ahzeyteh(ahzeytehu), ve mâ liz zâlimîne min ensâr.
Ey Rabbimiz, hakikat Sen kimi o ateşe sokarsan şüphesiz onu hor ve hakir edersin. Zalimlerin hiçbir yardımcıları da yoktur. (Ali İmran 192)

رَّبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلإِيمَانِ أَنْ آمِنُواْ بِرَبِّكُمْ فَآمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الأبْرَارِ
Rabbenâ innenâ semi”nâ munâdiyen yunâdî lil îmâni en âminû bi rabbikum fe âmennâ, rabbenâ fagfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr.
Ey Rabbimiz, doğrusu biz, “Rabbinize inanın” diye (insanları) imana çağıran bir davetçiyi işitip hemen imana geldik. Ey Rabbimiz, artık bizim günahlarımızı bağışla, kusurlarımızı ört, canımızı da iyilerle beraber al. (Ali İmran 193)

رَبَّنَا وَآتِنَا مَا وَعَدتَّنَا عَلَى رُسُلِكَ وَلاَ تُخْزِنَا يَوْمَ الْقِيَامَةِ إِنَّكَ لاَ تُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Rabbenâ ve âtinâ mâ vaadtenâ alâ rusulike ve lâ tuhzinâ yevmel kıyâmeti, inneke lâ tuhliful mîâd.
Ey Rabbimiz, peygamberlerine karşı bize vaat ettiklerini ver. Kıyamet günü yüzümüzü kara çıkarma. Şüphe yok ki Sen asla sözünden dönmezsin. (Ali İmran 194)

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Rabbenâ zalemnâ enfusenâ ve in lem tagfirlenâ ve terhamnâ le nekûnenne minel hâsirîn.
Ey Rabbimiz, kendimize yazık ettik. Eğer bizi bağışlamaz, bizi esirgemezsen herhalde (maddi ve manevi en büyük) zarara uğrayanlardan olacağız. (Araf 23)

رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Rabbenâ innenâ âmennâ fagfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben nâr.
Ey Rabbimiz, biz iman ettik. Artık bizim günahlarımızı bağışla ve bizi o ateşin azabından koru. (Ali İmran 16)

رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنزَلَتْ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ
Rabbenâ âmennâ bi mâ enzelte vetteba”nâr resûle fektubnâ meaş şâhidîn.
Ey Rabbimiz, Senin indirdiğine (o kitaba) inandık, o Peygambere de tâbi olduk. Artık bizi (birliğini ve peygamberlerini tanıyan) şahitler ile beraber yaz. (Ali İmran 53)

ربَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِي أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Rabbenagfir lenâ zunûbenâ ve isrâfenâ fî emrinâ ve sebbit akdâmenâ vensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Ey Rabbimiz, bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla. (Muharebede) ayaklarımızı iyice diret (sabit kıl). Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et. (Ali İmran 147)

رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Rabbenâ âtinâ fîd dunyâ haseneten ve fîl âhirati haseneten ve kınâ azâben nâr.
Ey Rabbimiz, bize dünyada da iyi hal ver, ahirette de iyi bir hal ver ve bizi o ateş (Cehennem) azabından koru (Bakara 201)

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Rabbenâ lâ tuziğ kulûbenâ ba”de iz hedeytenâ veheb lenâ min ledunke rahmeten, inneke entel vehhâb.
Ey Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize Kendi katından bir rahmet ver. Şüphesiz bağışı en çok olan Sensin, Sen. (Ali İmran 8)

رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لاَّ رَيْبَ فِيهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Rabbenâ inneke câmiun nâsi li yevmin lâ raybe fîhî, innallâhe lâ yuhliful mîâd.
Ey Rabbimiz, muhakkak ki Sen (gerçekleşmesinde) hiçbir şüphe olmayanlar bir günde insanları toplayacak olansın. Şüphesiz Allah sözünden caymaz. (Ali İmran 9)

رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semîul alîm.
Ey Rabbimiz, bizden (şu hizmeti) kabul buyur. Şüphesiz hakkıyla işiten, kemaliyle bilen Sensin, Sen. (Bakara 127)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*